Camiler, Türbeler
AKSARAY
Camiler, Türbeler, Kiliseler
Ulu Camii, Eğri Minare (Kızıl Minare), Tapduk Emre Türbesi
(Tapduk Emre Köyü), Şeyh Hamid-i Veli (Somuncu Baba) Türbesi (Merkez),
Kılıçarslan Türbesi (Merkez) : Şeyh Cemaleddin-i Aksarayi İtifakhanesi,
Çilehanesi ve Mescidi Aksaray'ın en önemli cami ve türbeleridir.
Aksaray Cami, Türbe ve Kiliseleri
Ulu Cami (Karamanoğlu Cami-Merkez)
Yığma bir tepe üzerinde bulunan caminin kitabesinde, 1408-1409
yıllarında Karamanoğlu Mehmet Bey tarafından Mimar Mehmet Firuz Bey’e
yaptırıldığı yazılıdır.
Tipik bir Karamanoğlu eseri olan caminin en önemli özelliği;
abanozdan yapılmış, Selçuklu devri ahşap işçiliğinin şaheser bir örneği olan
minberidir.
Eğri Minare (Kızıl Minare-Merkez)
Selçuklu dönemine ait olup, 1221-1236 yılları arasında
yapıldığı sanılmaktadır. Kırmızı tuğladan yapıldığı için Kızıl Minare olarak
anılmaktadır.
Taptuk Emre Köyü ve Türbesi (Taptuk Emre Köyü)
Aksaray ilinin kuzeyinde 20 kilometre mesafede bulunan köy,
küçük Ekecik Dağı'nın eteğinde kurulmuş olup Taptuk Emre'ye ait olduğu
söylenmektedir.
Dağ eteğinin en üst kısmında ise son yıllarda yeniden çevre
düzenlemesi yapılan cami ve türbe bulunmaktadır. Taptuk Emre'ye ait olduğu
söylenen mezar bozulmadan üst kısmına taş sanduka yapılmıştır.
Yunus Emre Türbesi (Reşadiye Köyü-Ortaköy)
Aksaray ilinin Ortaköy ilçe merkezine 20 km mesafede Reşadiye
köyündedir. Türbenin bulunduğu tepe, halk tarafından ziyaret tepesi olarak
bilinmektedir.
Kaya Cami (Güzelyurt)
Güzelyurt ilçe merkezindedir. XIV. yüzyıldan kalmış olduğu
sanılmaktadır.
Selime Sultan Türbesi (Selime Köyü)
Selime köyünde bulunan türbe, gerek mimari, gerekse dekoratif
yönden erken devir özelliklerini göstermektedir. Türbede taş ve tuğla işçiliği
iç içedir. Mimari stili ve malzemeleri yönünden XIII. yüzyılın başlarına
tarihlenmektedir.
Kilise Cami (Aziz Gregorius Kilisesi) (Güzelyurt)
Güzelyurt ilçe merkezindeki Hıristiyanlık dönemi eserlerinden
olup, Ortodoks alemi için büyük önem taşımaktadır. M.S. 385 yılında kapalı haç
planında inşa edilmiştir. Daha sonra çeşitli ilave ve tamiratlarla değişikliğe
uğrayan kilisenin, çan kulesi minare haline getirilerek camiye çevrilmiştir.
Aziz Anargiros Kilisesi (Güzelyurt)
Güzelyurt ilçe merkezindedir. Kapalı haç planında olan kilise,
kubbeleri ve kolonlorı dahil olmak üzere tümü kayaya oyularak yapılmıştır.
Kilise, son olarak 1884 yılında tamir görmüştür. Kubbesindeki
1887 tarihinden, fresklerinin onarımından üç yıl sonra yapıldığı anlaşılır.
Günümüzde Vatikan'dan buraya gelip hacı olanlar vardır.
Aziz Anargiros'un yortu günü olan 1 Kasım günleri kilisede
hastalar büyük bir tören düzenleyerek sabahlara kadar dua etmektedir.
Sivişli Kilise (Güzelyurt)
Kasaba içinde kayadan oyma bir kilisedir. Kubbede, ortada Hz.
İsa ile Hz. Meryem'in, kenarlarda havarilerin portreleri yer almaktadır.
Selime Katedrali (Selime)
Kayalara oyulmuş yüksek bir yerde olan katedral içinde iki
sıra halinde sütunlar mevcuttur. Bu sütunlar katedrali üç sahana ayırmıştır.
Kale Manastırı Kilisesi (Selime)
Kapadokya'daki dini kuruluşların en büyüklerindendir. Manastır
VIII. ile XIV. yüzyıl veya X. yüzyıl, kilisedeki figürlü freskolar ise X. yüzyıl
sonu ile XI. yüzyıl başları arasına tarihlenmektedir. İsa'nın göğe çıkışı,
müjde, Meryem gibi tasvirleri vardır.
Yüksek Kilise (Merkez)
Kızlar manastırı olarak bilinen kilise, dik kayalar üstüne taş
oymadır. İl merkezine yaklaşık 3 km mesafededir.
Kızıl Kilise (Sivrihisar)
Kırmızı kesme taştan yapıldığı için Kızıl Kilise adını
almıştır. Kilise V.-VI. yüzyıla tarihlenmektedir.
Antik Nora Viranşehir (Helvandere Kasabası)
Aksaray'ın 30 km güneyinde Hasan Dağı'nın eteğinde kurulan
kasaba, Roma ve Bizans döneminin önemli yerleşimlerindendir. Kasabada bugün bir
çok kilise kalıntısı bulunmaktadır. Ayakta kalan yapılar Bizans devrine aittir.
Bu kiliseler kısmen tahrip olmuşsa da çeşitli freskler halen göze çarpmaktadır.
Ağaçaltı Kilisesi (Daniel, Pantanossa-Ihlara)
Ihlara Vadisi içerisinde, vadiye giriş merdivenlerinin güney
kısmındadır. Freskolarda, vahiy, ziyaret ve doğum, Mısır'a kaçış, Hz. İsa'nın
vaftizi ve Hz. Meryem'in ölümü işlenmiştir. Kubbede ise, göğe çekiliş sahnesi
yer alır.
Pürenli Seki Kilisesi (Ihlara)
Kayaya oyulmuş dört bölümden oluşmaktadır. Narteks zemininde
mezarlar mevcuttur. Freskolar X. yüzyıl başı ile XII. yüzyıl arasına
tarihlenmektedir. Peygamberlerin kehaneti, Meryem ve piskoposlar, müjde,
ziyaret, çobanların tapınması gibi, İsa'nın çocukluğu ve İncil'den çeşitli
sahneleri konu alan tasvirleri önemlidir.
Kokar Kilise (Ihlara)
IX. yüzyılın sonuna veya XI. yüzyılın ikinci yarısına
tarihlenen freskolarındaki konular oldukça zengindir. Son yemek, çarmıha
gerilme, Mesih'in defnedilişi, göğe çekilme, havarilerin görevleri gibi zaman
zaman konu bütünlüğü gösteren tasvirleri ilginçtir. Kilisenin iki mezar
odasındaki süslemeler, kırmızı boya ile yapılmış ilk örneklerdir.
Eğritas Kilisesi (Ihlara)
Çok büyük bir tapınak ve vadinin en eski yapılarından olduğu
anlaşılan kilisenin Meryem'e ithaf edildiği, doğu duvarındaki bir kitabede
belirtilmiştir. İki melek arasında oturan İsa, iki melek ve altı piskopos
arasındaki Meryem, Hz. Yusuf'un rüyası, Mısır'a kaçış, vaftiz, Kudüs'e giriş
gibi tasvirlerin yer aldığı fresklerin oldukça yıpranmış olmalarına karşın,
boyalarının çok renkli ve canlı oluşu dikkat çekmektedir.
Sümbüllü Kilise (Ihlara)
Manastır mekanları iki kat halinde kaya kütlesine oyulmuştur.
Mikail ile Cebrail arasında Meryem, İsa ve fırında üç İbrani genci ile azizlerin
tasvirleri vardır.
Yılanlı Kilise (Ihlara)
Kuzeyindeki ve güneyindeki dar haç kolları, tavanı kabartma
bir haçla bezeli merkez mekanı çevreler. Çarmıhta İsa, Kudüs'e giriş, Mısırlı
Meryem'in gömülmesi, ziyaret gibi tasvirler vardır.
Saint Georges Kilisesi (Kırkdamaltı
Kilisesi-Belisırma)
Bölgedeki en yüksek kilise olup, 1283-1295 yılları arasında
yapıldığı sanılmaktadır. Kilisenin kitabesi kilisenin tüm çevresini
dolanmaktadır. Kilisedeki fresklerde incilin hikaye ettiği tüm konular ile
Selçuklu Sultanı II. Mesud'un resmi tasvir edilmiştir.
Bahattin Samanlığı Kilisesi (Belisırma)
Tek koridorlu bir kilisedir. Kuzey ve batı yan duvarlara
oyulmuş birer hücre ile güney duvara oyulmuş üç hücre kubbesi de beşik çatı
şeklindedir.
Direkli Kilise (Belisırma)
Kilisenin içindeki kapıdan keşişlerin türbelerine ve
kilisedeki görevlilerin ikametgahlarına gidilmektedir. Kilise üstündeki
sütunlarda ikişer sıra halinde resimler vardır. Azizlerin ve Havarilerin iki
taraflarında kitabeler görülür. Bir manastır kilisesi olup XI. ve XIII. yüzyıl
lara tarihlenmektedir.
Ala Kilise (Belisırma)
Köyün kuzeyinde ve vadinin doğu yamacında kayaya oyulmuş bir
kilisedir. Hıristiyanlığın serbest bir hale gelmesinden sonra yapılmıştır.
Cephesinin üst kısmında Havarilerin ve azizlerin resimleri yer almaktadır.
Doğum, Anastasis, Kudüs'e Giriş, Mısır, Meryem'in Takdis Edilmesi gibi tasvirler
yer almaktadır.
Karagedik Kilisesi (Belisırma)
Dik kayaya yaslanmış otlarla örtülü bir tepe üzerinde
kurulmuştur. XI. yüzyıl Bizans üslubunda yapılmış büyük bir kilise olup, Çanlı
Kiliseyi andırmaktadır.
Hanlar
AKSARAY
Hanlar
Alayhanı
Aksaray-Nevşehir karayolu üzerinde Alayhan köyü sınırları içerisindedir.
Hanın ön ve avlu kısmı yıkılmıştır. II. Kılıçarslan döneminde Uçbeyi olan
Pervane Bey tarafından yaptırıldığı tahmin edilmektedir.
Öresin Han
Aksaray-Nevşehir karayolunun 22 km.sinde, Selçuklulardan kalma bir handır.
Orta kubbesi ve kapısı yıkılmıştır. Pencereleri mazgal şeklindedir. Altışar
kemerli gözleri vardır.
Sultan Hanı
1228-1229 Yıllarında Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır. Selçuklu
devrinin mimari taş işçiliği ve süsleme sanatları bakımından şaheser bir
örnektir. Ticari ve askeri açıdan önemli olan Konya-Aksaray yolunun emniyetini
sağlamak için kurulmuştur. Yazlık, kışlık, mescid ve ahır bölümlerinden oluşan
klasik Selçuklu hanları tipindedir.
Ağzıkara Han
Aksaray-Nevşehir karayolunun 15.km'sinde bulunan han, Osmanlı kaynaklarında
Hoca Mesud Hanı olarak geçmektedir. Yapımı 1231 tarihinde Alaaddin Keykubat
döneminde başlanmış, 1239 'da Gıyaseddin Keyhüsrev devrinde tamamlanmıştır.
Hamamı, imareti, yazlık ve kışlık bölümleri ile tam teşekküllüdür. Hanın kapısı
Selçuklu taş süsleme sanatının tüm özelliklerini gösterir.
Kaplıcalar
AKSARAY
Kaplıcalar
Ziga Kaplıcaları
Aksaray’da termal turizm denilince Ziga Kaplıcaları akla gelir. Aksaray’a
35 km. mesafede Ihlara yolu üzerindedir. Başta romatizma hastalıkları olmak
üzere metabolizma bozuklukları, sindirim sistemi hastalıkları, deri
hastalıkları, göz hastalıkları ve kadın hastalıkları ile nevralji, nefrit ve
kırık çıkık vakalarına iyi gelmektedir.
Paşa Hamamı
Osmanlı devri eserlerindendir ve şehir merkezinde Zinciriye Medresesi
yanındadır. II. Abdülhamit Seraskeri Hacı Ali Paşa tarafından yaptırılmıştır.
Kadın ve erkek kısımları vardır. Dört kubbelidir. Hamam ildeki taştan yapılmış
tipik ve tek Osmanlı eseridir.
Müzeler ve Örenyerleri
AKSARAY
MÜZELER VE ÖREN YERLERİ
Aşıklı Höyük
Aksaray İli'nin 25 km. güneydoğusundaki Kızılkaya köyünde bir tarafı
Melendiz Nehri'ne, diğer tarafı ise tarıma açık tarlalara bakan höyük tarıma
elverişli, su kenarına yakın bir yere kurulmuştur. 1989 yılından beri arkeolojik
kazılar yapılmaktadır. Aşıklı Höyük Anadolu'da Akeramik Neolitik Dönem'e
(günümüzden on bin yıl önce) ait en eski "ilk köy yerleşimlerini" sergileyen
önemli ören yerlerinden biridir.
Acemhöyük
Aksaray İli'nin 13 km. kuzeybatısındadır. Yeşilova Kasabası içinde yer
alır. 700 x 600 m. ölçülerinde oval biçimli bir höyüktür. Aşağı şehir ile
birlikte Anadolu'nun en büyük höyüklerindendir. Yapılan arkeolojik kazılardan
elde edilen veriler höyüğün M.Ö. 3000 yıllarından itibaren iskân edildiğini, en
parlak döneminin ise Asur Ticaret Kolonileri Çağı'nda yani M.Ö. 1800 yıllarında
yaşandığını göstermektedir. Şehrin o zamanki ismi kesin olarak bilinmemekle
beraber, yerli ve yabancı bilim adamları tarafından Puruşhanda olduğu
sanılmaktadır. Koloni Çağı'nda höyük dışında Aşağı Şehir de yoğun bir yerleşime
sahne olmuştur. Bu dönemde Anadolu'nun önemli krallıklarından birinin
merkezidir. Bu dönem sonunda hem höyük hem de Aşağı Şehir terkedilmiştir. Ancak
höyüğün bir bölümüne Erken Hellenistik ve Roma Dönemlerinde yeniden
yerleşilmiştir. Höyüğün bütünüyle terkedilmesi ise M.S. 3. yüzyılın başlarına
rastlamaktadır. 1517 yılında İran Azerbaycan'ındaki Hoy Kenti'nden gelen 3 oba,
höyük eteklerine yerleşerek bugünkü Yeşilova'yı oluşturmuştur.
Kentin en parlak döneminin yaşandığı Koloni Çağına ait III. katta açığa
çıkarılmış olan iki saray yapısı yalnız Acemhöyük için değil, Anadolu mimarlık
tarihi açısından da önemlidir. Höyüğün güneyinde yer alan Sarıkaya sarayı;
kuzeybatısındaki ise Hatipler sarayı olarak isimlendirilmiştir.
Antik Nora Şehri
Aksaray ili, merkez ilçe, Helvadere Kasabası sınırları içindedir. Hasan
Dağı'nın (Argaios) eteğinde ve kral yolu üzerinde, Roma ve Bizans Döneminden
kalma antik şehir kalıntıları yer almaktadır.
Manastır Vadisi
Aksaray'ın doğusunda 50 km. mesafede, tabii güzellikler beldesi Güzelyurt
İlçesi sınırları içinde yer alan 4-5 km. uzunluğunda bir vadidir; döneminin
özelliklerini en iyi yansıtan 28 adet kaya oyma kilisesi ve yeraltı şehirleri
ile "Küçük Bir Ihlara " görünümündedir.
Vadi boyunca yer alan Sivişli Kilise, Büyük Kilise Camii, Papaz Evi,
Kalburlu Kilise, Kömürlü Kilise gibi çok sayıda kilise ve yeraltı şehri önemli
kültür ve tabiat varlıklarımızdandır.
Ihlara Vadisi
Aksaray İli, Ihlara Kasabası'nda ve Hasan Dağı'nın kuzeydoğusundadır. Eski
adı "Peristremma" olan 14 km. uzunluğundaki Ihlara Vadisi'ni baştan başa kat
edip, 100-200 m. derinlikte bir kanyon oluşturmuş olan Melendiz Çayı önce
kuzeybatıya Selimiye Kasabası'na, daha sonra ise Yaprakhisar ve Belisırma
köylerinin, Ziga kaplıcasının bulunduğu geniş vadiye ve Tuz Gölü'ne
yönelmektedir.
Ihlara Vadisi bir yerleşim yeri olmaktan çok bir dini merkez olarak ön
plana çıkmıştır.
Dönemin din anlayışını tasvirleriyle ve mimarisiyle canlandıran, freskli
veya fresksiz tek ve çift nefli kapalı veya açık Yunan haç planlı ve de şapel
biçimli kayaya oyulmuş çok sayıda kilise, vadinin dik yamaçlarında sağlı sollu
yer alarak ortadan akan Melendiz Çayı'nın sularıyla bütünleşmektedir.
Vadi, doğal yapısı itibarıyla IX. yy. dan itibaren keşişler ve rahipler
tarafından çok uygun bir inziva ve ibadet yeri olarak, savaş döneminde ise
gizlenme, korunma yeri olarak kullanılmıştır.
Bugün görülebilir durumda 14 kilise mevcuttur. Bunlardan 10 kadarı
canlılığını ve renk uyumunu korumaktadır ve halen gezilebilmektedir.
Vadide yer alan kiliselerde "Hz. İsa'nın Doğumu", "Müjde", "Ziyaret",
"Mısır'a Kaçış", "Son Yemek" gibi konuların işlendiği freskler
bulunmaktadır.
Musular
Höyük Aksaray'ın yerleşim tarihinin Aşıklı Höyük'ten sonraki en eski
örneklerinden birini oluşturan Musular Höyük, Gülağaç ilçesi Kızılkaya köyünde,
Melendiz Irmağı'nın batısında yer almaktadır.
Musular'a ilk kez günümüzden 8000 yıl önce yerleşildiği saptanmıştır.
Şimdiye kadar iki ana dönem tespit edilmiştir. Bunlardan ilki prehistorik
terminolojide "çanak çömleksiz neolitik" olarak adlandırılan akeramik dönemdir.
Sonraki yerleşme evresi "çanak çömlekli" evreye aittir. Bu dönemde
yerleşenler önceki yapı kalıntılarını düzlemiş, bunun üzerine kalınca sarımsı
renkte bir toprak tabakası sermiş ve bu düzlem üzerine kendi yapılarını inşa
etmişlerdir.
Yer Altı Şehirleri : İldeki yer altı şehirleri genellikle
Güzelyurt ve Gülağaç ilçelerinde yoğunluk kazanmakla birlikte, gerek merkez ilçe
ve gerekse Ortaköy’de de yer altı şehrine rastlamak mümkündür. Güzelyurt ilçe
merkezi ve Manastır Vadisi’nde 3 adet açık yer altı şehri vardır. Gülağaç
ilçesinde Saratlı Yer Altı Şehri ziyarete açılarak, aydınlatılmıştır.
Sportif Etkinlikler
AKSARAY
Sportif Etkinlikler
Dağ-Doğa Yürüyüşü
Hasandağı dağcılık ve kış sporları yapmaya elverişlidir. Halen yerli ve
yabancı dağcı gruplarının rağbet ettiği Hasandağı'nda. Klimatizm, orman içi
dinlenme alanı ve yaylacılık ile dağ bisikleti, atlı tur gezintileri ve doğa
yürüyüşü yapılmaktadır.
Olta Balıkçılığı
Mamasun, Hirfanlı ve Kültepe baraj göllerinde tatlı su levreğiyle aynalı
sazan balıkları yetiştirilmektedir. Yine çok sayıda bulunan göletlerde levrek,
sazan, alabalık ve yayın balığı yetiştirilmektedir. Melendiz dağlarından doğan
ve Tuz Gölüne boşalan Uluırmak'ta çok sayıda mercan balığı bulunmaktadır.
Mamasun Baraj Gölünde yetiştirilen tatlı su ıstakozu (kerevit) yurt dışına ihraç
edilmektedir
|